0

Sosyal Medya Orucu


Yilin ilk yazisi istedim ki herkese bir faydasi dokunsun. Evet simdi sonuna kadar okumaya ve üzerinde 5dk düsünmeye var misin?
Suan yaklasik 22 saattir sosyal medyaya girmedim, muhtemelen bunu 24 saate tamamlayinca girecegim...Aslinda bu gecen yildan istedigim fakat uygulamada nefsime zayif düstügüm bir seydi. Bu yil daha sade ve minimal bir hayat istedigim icin, gerek evimdeki esyalarda gerekse kilik kiyafette ya da vakit kullaniminda,...kisacasi herseyde göz önünde bulunduracagim bir konu. E uygulamak icin gercek adimlar atmak lazim, hicbirsey oturdugumuz yerden gerceklesmiyor! (Dizilerdeki gibi) geriye aliyorum, bu konuya nasil geldim, nicin 22 saattir sosyal medyaya girmedim?


Dün epeydir erteledigim birseyi yapmistim, fotograf sayfama Instagram hesabi da actim. Kisisel hesabim, Cuma'lari tasarladigim dua kartlari olan hesabim, fotograf grubumla ortak hesabimiz ve bu da 4. oldu. Neyse biraz cok odaklandigimi farkettim son zamanlar sadece Instagram'a degil, Whatsapp fln da...Sanki mecburmusum gibi sürekli elim telefona gidiyor, arada bir turluyorum...Bu hisler sana da tanidik gelmiyor mu?
En son yine bir Challenge yazim vardi blogta, bir günün görevi 6 saat sosyal medyayi kullanmamakti, o bile gözüme zor gelmedi degil... "Noluyor sana alooo", dedim: "Bu aralar az okuyorsun, yapman gereken bazi islerini erteliyorsun, hatta ve hatta sag elin arada agriyor telefonu tutmaktan.."
Neyse dün gece kizdim kendime hem bu konuda hem de baska bir konuda, ceza olarak "24 saat sosyal medya yok sana" dedim nefsime. Kendisi bi agzini gözünü burusturdu, surat asti elbet. Görmezden geldim, o beni düsünmüyordu ki, hep kendini...

Sabah uyandim elim telefona gitti, acmadim interneti, saate bakip geri biraktim, normalde kisa bir tur atardim gözlerim acilsin diye (hep bir bahane vardir...). Sonra kahvalti edince ee napsam simdi hep bir oturur kahve esliginde de gezinirdim sanal dünyada, bu defa iki ay ara verdigim ehliyet sinavina calistim hem de 6 deneme testi yaptim (sosyal medya sen basariya kesinlikle engelsin!). Sonra arabada bir yerlere gidiyorduk orda da bakinirdim az, bu defa cantama koyuverdim, daha cok etrafa bakmis oldum...Insta Story paylasimsiz kalsindi...Ama bir yandan aliskanliklar aklima geldikce ve yapmadikca mutlu oldum, kendimi daha bir özgür hissettim, gercekten! Sanki insanin elini ayagini tutuyor sosyal medya hep sündürüyor, cekiyor...Beni yormadi bu oruc, aksine daha cok vaktim kaldi baska erteledigim islerime. Günde yaklasik 2 saat bir ziyanlik oluyordu tahminimce. Birkac sayfa daha fazla kitap okudum. Vayy bee aslinda vaktim bereketliymis ben kendim söndürüyormusum bunu. Rabbim bosa giden zamanlarimizi affetsin, burda da israftan kacinmak görevimiz oysa...


Peki neden haftada bir gün tutmayayim ki bu orucu? Evet kesinlikle yeniyila yakisir bir karar bu, bence sen de düsün, cok faydasini göreceksin, görmezsen geri gel yaz bana! Yani artik sali günleri sosyal medya orucu tutma günüm ilan ediyorum, hep 24 saat olmak zorunda degil ama 20 saat olmali ki birseye benzesin.
Haydi sali günleri "KelebekGibi ile Sosyal Medya Orucu Günü" olsun ve sen de katil :) 
Bunu yapamayanlar en azindan benim gecen hafta biraz yaptigim gibi, takip ettiginiz hesaplardan elemeler yapin. O kadar kisiyi "Niye takip ediyorsun?", "Sana ne kazandiriyor?"...gibi, bir güzel ince ele ama tertemiz olsun. Oradan bile vakit tasarrufu olacaktir. Ya da Facebook'ta arkadas listen, sence gercekten hepsi arkadasin mi? Iki üc yildir hic iletisim kurmadiklarin arkadas mi? Bir de insan kiyamiyor yaa :D "Bunu da silsem, yaa iletisimim yok paylasimimiz yok ama iyi insan sanki...^^" Kiymak lazim, kendi iyiligimiz icin.


Peki sosyal medyaya neden cok alistim ben?
(Eski Blogger ve bir iki sayfa sahibi olmamin disinda..)
Bu sorunun cevabi aslinda, kendimi düsünmeden hareket etmemde yatiyor. Hep birilerine faydali olma istegi, paylasmayi seviyor olmak, belki birilerine destek olmak...vs. Tamam sevabi olmustur elbet ama belki daha hayirli olan islerimi kacirdiysam? O siralamadaki öncelikleri iyi dizmek gerek! Alttaki maddeyi üstteki önemliden önce tutarsak ziyandayizdir.
Gercekten yardima ihtiyaci olana yine ederim ama bu defa o aradaki cizgiyi iyi koruyarak, kendimden de sürekli taviz vermeden, daha dengeli. Sosyal medya öyle bir mecra ki iyi ve özenli kullaninca cok faydali.

Bundan sonra sali günleri bu orucu tutmasan bile bu söylediklerim üzerinde düsün diyorum, yazimin asil amaci iste tam buydu!
Insallah bir kisiye bile farkindalik kazandirabilirsem sevinirim :)

"Niyet ettim, sali günleri sosyal medya orucu tutmaya"
Allah kabul eylesin.

Viyana'dan sevgiler :)
2

2018'e Kucak Actik mi?

2018 girerken siz de kendinizi sorgulayip bir tartip ölcüp, ederiniz ne, daha neler cikabilir sizden, neler azalmis, neler fazla kalabalik etmis, neler renk katmis...bakiyor musunuz? Bence bunu yapmiyorsaniz bu yil degisiklik olsun ve sadece 1 saat sessiz bir ortamda düsünün. "Ben üretken degilim, böyle birseyi kafamda düsünürüm zaten, ne gerek var özel vakit ayirmaya, vaktim yok..bla blaa bla" demeyin. Vaktiniz siz neye ayirirsaniz ona var! Dizi izlerseniz diziye, sosyal medyalarda gezerseniz oraya, yürüyüse cikarsaniz ona...Hayatinizin önceliklerini bir baskasi mi yönetiyor? O halde hayat elinizden ucup giderken islak gözlerle bakarsiniz gecmise dogru. Bir hayal edin 60 yasina geldiniz ve gecmise baktiginizda neler yasamis olup o yasa gelmek isterdiniz?
Sonra yazin bir bir...Yazmak kendine söz vermek gibidir, düsünmek gibi kolayca ucup gitmez.


Ben de kendimce birazcik düsündüm...Öyle rahatca yaziyorum zannetmeyin, azönce bunu yazarken cocuklarimin yükselen sesler korosuna dahil olmam gerekti ve neyseki sabrederek olayi mutlu sonuca ulastirabildik :P Herzaman o sabri korumak ne mümkün...
1- Yeniyilda hedeflerimden biri cocuklarima daha da sabirli olabilmek bunu da konu acilmisken giris olarak yazayim :) Ayrica onlarla daha cok oyun oynamak da listeye girsin :)

2- Tek basima hic sinemaya gitmedim, bu yil isteklerim icinde bu da var :) Basit gelebilir ama bunu yapmayan eminim cok kisi vardir...

3- Hayatimdaki fazlaliklardan kurtulmaya calismak. Daha minimalist yasamak istiyorum! Buna 2017 yilinda basladim biraz aslinda ama öyle bir hale gelmisiz ki fazlaligimizi cikarmamiz bile uzun vadede mümkün...Hem esya anlaminda hem de hayatimdaki mesguliyetler ve insanlar anlaminda da... (Insanlar konusuna devamindaki maddelerde deginecegim)

4- Daha cok faydali seyler izlemek istiyorum. Sizler de yapabilirsiniz bunu! Hayatinizdan bir tane dizi azaltirsaniz belki 10 tane faydali kisiyi takip edebilirsiniz Youtube'dan... O dizilerin süresi ne kadar uzadi öyle 2 bucuk saat yaa, hem de reklamsiz hali bu.
Biz televizyonu tamamen sattik 2017'de, cokta iyi oldu. Fazla acmazdik ama tam kalkmasi daha bir ferahlatti :D Cocuklar daha cok oyun oynuyorlar sanki...Kizim zaten tam bir kitap kurdu cok sükür :) Sonra nasil ögrettin nasil yaptin diye soran oluyor: Bunlar sizin kendinizden yaptiginiz fedakarliklarin da sonucu olusuyor! Youtube'dan mesela son zamanlar begendigim sadece 3 ismi yaziyorum, haftada yarim saat belki ayirmis olup bir sürü bilgi ediniyorsunuz: Beyhan Budak, Baris Özcan, Hikmet Anil Öztekin... Yüzlerce gereksiz video arasinda neyseki böyleleri de var hamdolsun! Dizi izlemeyin demiyorum, benim de mutfakta is yaparken telefonumdan baktigim bir iki dizim oluyor ama gidip haftanin 5 gününü diziyle doldurmayin, az secici olun ve o vakitten tasarruf edin, eminim coook faydasini göreceksiniz ;)

5- Insanlar konusunda 30'lu yaslara gelince daha bir genis görmeye basladim. Önceden su kafadaydim: Ne olursa olsun bir faydam dokunur, olsun o ne yaparsa yapsin ben yine de...Yani bunlarin benim hayatimdan ne kadar caldigini farkettim. "Hayir" demeyi ögreniyorum! Örnegin tembel, her yil neredeyse ayni, herseyi bir off'lar halde yapan, üretmeyen ve üreteni de hazmedemeyen...tiplerden uzak duracagim insallah! 

6- Dedikodu hassas oldugum bir konu ama yine de maruz kaliyor muyum: Evet. Gerek yanimda yapilmasi gerek otomatikmen dahil olma konusunda cok ama cok daha özenli olacagim! Benimle baska birini konusacak olanlara da duyrulur buradan lütfen lütfen ölü kardesimin etini yemis gibi olmayi istemiyorum!!! Kendimizi gelistirelim, birbirimizden konusalim!

7- Esyaya cok deger veren sürekli maddi hedefleri olanlarla da mesafem olsun istiyorum. Bir olmaz iki olmaz ücüncü de beni de o girdaba sürüklesin istemiyorum... Yatirimini daha cok maneviyatina yapanlardan ögrenecegim seyler var buna eminim!

8- Baska bir hedefim ise daha önce hic gitmedigim (en az) bir yere gitmek :)

9- Dini yönden bilgimi arttirmayi da cok istiyorum...Cünkü insan ne zaman maneviyatindan uzaklasirsa o kadar lezzetsiz oluyor hersey, yasadigi dünyada cogu seye sahip olsa bile. 2017'de de dikkat ettim ama eksikler bitmedi, karinca misali yol aliyoruz... Sadece 5 vakit namazi bile acele etmeden düzgün kilmak bazen marifetmis gibi...Farzlari daha düzgün yapmaya calisacagim ve yil boyunca insallah Kur'an-i Kerim'in tamaminin mealini okumayi düsünüyorum. Rabbim yardim etsin.

10- Sporla aram maalesef deneme girisimlerim olduysa da hic daimi olmadi...Bu yönde güzel gelismeler istiyorum, eminim cok iyi gelecek! Ama gercekten beni icine cekecek birseyler olmali, zoraki yapmamaliyim...

11- Yeni birseyler denemeyi istiyorum yine herzamanki gibi :) Bu yil mesela okculuk kursuna gittim bir kez bile olsa mutlu etti beni :) Farkli fotograf cekim deneyimlerim oldu...Yeni tarifler denedim mutfakta...Yeni kisiler tanidim :) Room Escape oyununun gercegini oynadim...Yeni cicek isimleri ögrendim...Yeni kahveler tattim...

12- Sagligima bir iki yildir daha özen gösteriyorum ee malum yas artik 35i devirince...2017'de cogu sabah güne ilik balli ve limonlu su ile basladim, bunu aliskanlik haline getirdim artik hic unutmuyorum sabahlari :) Bu yil da yine saglikli beslenmeye dikkat etmeye kararliyim. Bir de saglik demisken erken kalkmak gecen yil ki hedeflerimdendi ama basarili oldugumu söyleyemem, bu yil yine yeniden bu konunun üstüne gitmeyi düsünüyorum.

Son olarak 2017'yi ugurlarken onda yasadigimiz herseye tesekkür edelim Allah'a, cünkü yasadiklarimizdan ögrendiklerimiz oldu ve biz ögrenmeye devam edecegiz, 2018'e sükürle kucak acalim :) 
Saglikli, huzurdolu, mutlu, bereketli, hayirli, bol tebessümlü, keyifli ve harika bir yil diliyorum yazimi okuyan herkese :)

0

Happy Birthday - Yas Hep 30

Özel günler bence hem iyi hem kötü: 
Önce iyi kismini diyeyim, malum insan sebepsiz bir baska mutlu hissediyor kendini, daha bir bebeksi ^^
Kötü kismi ise beklenti olmasi: Hic kimse "ben beklentisizim" demesin, biz bayanlar mutlaka minicik bile birsey olsa bekliyoruz esimizden, ailemizden, arkadaslarimizdan :) Sanki o gün herkes beni düsünsün, beni sevgi seline bogsun, vicik vicik simarayim, agzim iki karis acik kalip kapanmasin falan istiyor, istiyorum, istiyoruz :D Yani bir gün yaa,  senede bir güncük idare edin böylelerini dimi :P  Zaten normal günlük kosusturmalardan bir selami bile zor verenler var artik, böyle günler bahane oluyor daha fazla ilgilenebilmek icin. Yoksa normalde daha cok ilgilensin becerebiliyorsa o kisiler, özellikle "tek tarihe sigdiramam ben sevgimi" diyenler siz cok tarih belirlerseniz de olur yani :D
Sabah uyanincadan itibaren, "acaba bugün kimler kutlayacak dogumgününü" diye düsünüyorsun bi, tamam sen düsünmeyen birisin, ben düsündüm :P Kutlayan kisilerin %70i sanal alemden beri zaten...%70in de %30u samimi bir mesaj yaziyor, gerisi cok siradan "iyiki dogdun, mutlu yillar" bitti. Ben mesajin samimiyetinin bile kokusunu aliyorum ama yaa, cidden aliyorum. O mesaj smiley ile süslenmeli bi kere, kelimeler kisaltilmamali, özenli cümleler secilmeli...
Yani sen de ne püsküllüymüssün demeyin, ben kendim böyle yapiyorum ya düzgün ya da hic. 
Ama bakiyorum da benim 5-10 cümle yazdigim bana 1 cümleyi bile düzgün yazmiyorsa, yani 1 dakikasini bile dogru düzgün ayiramiyorsa aramizdaki bagi bir düsünelim derim.
Hey okuyucum, beni simdiye dek anladiysan zaten tamamdir olay ;)
O degil de yas gidiyor yaa, neyin kutlamasi bu :P 30'a girmek her yil nereye kadar ^^
Bir de günümün en favorisi esimin yazdigi siirimsi mektuptu, yazmak cok zordur onun icin, buna ragmen denemis birkac gün...Yani o an belki bir pirlanta bile o kadar sevindiremezdi zengin gönlümü :P Ikinci en duygulandigim kizimin cabasi, kutlama hazirligi stresiydi...Ve ikimiz beraber yatsi namazini kildik, sonra bugüne özel Dua istedim ondan: Daha nice dogum günlerimi kutlamayi dilemis :) Uyumadan önce de "iyiki varsin anne, biz de olmazdik yoksa" dedi :)
Bir de evin adam gibi adami var, hani büyük askim olur kendisi :) O da bugün "Anne sen cok iyi bir annesin bence" deyiverdi ya tamamdir hediye fasli kapanmistir, daha alasi mi olur yaa :)
Diger maddi hediyeleri saymayacagim, benim icin bunlar yetti de artti bile...
Evet "iyiki dogmusum" deyiverdim. Dün geceden el actim Sahibim'e, alemlerin Rabbi'ne: Beni var ettin, ben hata etsem bile yine rizkimi verdin, özür dilemem icin sayisiz imkan sundun...Simdiye kadar ki tüm günahlarimi bu dogumgünü hediyem olarak siler misin Rabbim? Istemeyi Veren'im, acizim, yalniz Senden diliyorum, yalniz Sana muhtac olmak istiyorum. Dedim de dedim iste birseyler...Diyemediklerimi de zaten O anladi biliyorum.
Tesekkürler Allah'im.
0

Viyana'daki Fotografcilar


 *Fotograf 2016'daki bir bulusmamizdan...

Tüm okuyucularima güzel bir Aralik gecesinden "Merhaba" :) 
Fotografcilikla ilgilendigimi beni biraz taniyanlar bilir :) Bu yazimda size fotograf grubumuz hakkinda yazacagim, cünkü biz her gecen gün büyüyen bir aile oluyoruz :) Belki Viyana'da olup yazimi okuyup "Aa ben de fotografla ilgiliyim, araniza katilmayi isterim" diyen cikar ya da baska sehirde tipki bizim gibi bir grup kurmak isteyen...

Taa sayfami actigim dönemlerden baslayayim: O zamanlar fotograf sayfalari tabiki daha azdi ve özellikle Almanya'dakiler aktifti, bulusmalar düzenleyenleri olurdu. Ben de keske Viyana'da da olsa da katilsam diye ic gecirirdim :P Sonra bir ilham perisi dedi ki: -Yahu niye bekliyorsun, kimsenin yapacagi yok, sen düzenle böyle bir bulusma. Biraz üzerinde düsününce hicte fena fikir degil dedim, periye hak verdim ^^ Sayfamdan duyurdum ve gelmek isteyen 15-20 kisiden belki hepsi gelmedi ama yine de katilim olmustu bu bile güzel gelismeydi. Ilk bulusma tabiki bir iz birakti ama devaminin yapilmasi gerektigini düsündüm sene de bir iki bulusma düzenledim yine.
Zamanla aramiza yeni katilanlar oldu, bazen de aramizdan ayrilan...

Öncesinde ve bu sürec icinde bazen fotograf dünyasinda gereken yardimlasmanin/birlikteligin eksikligini gördüm. Öyleleri var ki ne davetine icabet ediyor ne bir tesekkür ediyor ne birsey sordugunda cevap yaziyor...Bu her meslekte var tabiki, kendinden birsey verirsen sonrasi nasil olur korkusu...Benim de cok kez iyi niyetim kullanildi, isini halledip sonra bye bye diyenler...Ama bunlar beni kisa süreligine incitebilir sadece, Allah denilen bir en büyük adalet sistemi var, orada hicbirsey gözden kacmiyor zerre kadari dahi, iste bu icimi ferah tutmami saglayan en önemli etken hep :)

Neyse bulusmalar harici bizi bir arada tutacak grup acma fikrim olustu. Fotograf cekeni, cekineni, meraki olani, fotografci arayani,...hepsi burada toplanabilirdi. 
Böylece Facebook'ta Photo Lounge Viyana kurulmus oldu.
Isim nasil konuldu derseniz: O ara lens almistim Pix Lounge diye bir magazadan, sanirim oradan esinlenmistim "Lounge" kisminda...

Neden sadece Viyana? Viyana ve cevresindekiler icin bu grup cünkü aktif olarak bulusmalar düzenliyoruz, yani amac sadece sanal yardimlasma degil, yüzyüze de görüsüp hatta birbiri fotograf cekimlerimize katildigimiz oluyor... Cok görüstüklerimizle de ayri Whatsapp grubumuz var ve oradakilerle evlerimizde de bulusmalar yapiyoruz. Bu süre icinde birbiri ile samimi arkadaslik kuranlar da oldu :) Bunlari gördükce cok mutlu oluyorum.
Insallah grubumuzu sevgiyle beslemeye devam eder ve en güzel sekilde ileriye götürebiliriz :)

Bizler kimiz daha yakindan tanimak isteyen olursa Instagram hesabimiz herkese acik :) 
Ya da Viyana ve cevresindekiler Facebook/Photo Lounge Viyana grubuna katilabilir :)

*Paylastikca cogalacagiz.



2

Lütuf değil Görev


Bugün ortopediye gitmistim sol kol agrimdan, orada bekleyenlerden bir baba-ogul dikkatimi cekti. Simdi size güzel bir örnek yazmak isterdim, mesela gipta ile baktim, deseydim, ama maalesef...
Bir saat boyu hic bir kelime dahi konusmadilar, üstelik ikisi de baska birseyle mesgul degildi, telefon falan yoktu ellerinde. Cocuk 12-13 yaslarindaydi, gözgöze gelmemeye calisiyordu karsilikli oturdugu babasi ile...Bir ara telefonu caldi adamin kapatti, 10dk sonra yine caldi, acti ve "ne ariyon yaa, ciksam gelirdim heralde" deyip kapatti sertce. O an onlarin evinin icinde huzur olmadigini hayal ettim ister istemez.
Esim yanimda oturuyordu bu konuyu telefondan ona yazdim usulca: "Zavalli cocuga bak, ergenlik caginda hemde, ileri de nasil bir bag olacak babasiyla ya da olacak mi..."
Biz de süper anne baba degiliz elbet hatalarimiz var ama bir sekilde kendimizi gelistirme cabasindayiz hep...Etrafta birbiriyle iletisimi nerdeyse hic yok gibi aileler görünce üzülüyorum. Cünkü o gencler gelecegin bireyleri olacaklar. O bireyler bizim de evlatlarimizla muhatap olacaklar belki...Keske bu anne babaligin kitabi olsa, oradan sinava tabi tutulsa insanlar anne baba olmadan öncesi. Belki bazisinin bir kulagindan girip digerinden cikar ama minicik bile birsey kalsa hic yoktan iyi degil midir!..
Ahh canim cocuk, o yaninda mecburi durdugun babani birgün kendi ayaklarin üzerinde durunca daha hatirlayacak misin acaba...Eglenemedigin, keyif almadigin her dakikani her sevgi acligini nerelerde arayacaksin acaba...Ve bir gün yasin ilerleyince geriye dönüp bakinca yüregin burkulacak, aslinda ben böyle degilim, hepsi sevgisiz büyümekten olmus diye o tüm hayatini genis pencereden gözetleyince yine cocuk olasin gelecek...Yeniden ve bu defa cok sevgidolu olanindan...Belki sen de yasadiklarini kendi cocuguna yasatacaksin...
Benimkisi hayal, kötü hayal. Insallah sen her olumsuzda olumluyu görebilen, büyüklerin hatalarinin da olabilecegi olgunluguna erisen, sevgidolu bir yürekle kalirsin (amin).

*Unutmayalim ki iyi anne baba olmak lütuf degil görevdir. 
Allah'in emanetlerine iyi bakalim, sonra hesabini verecegiz daha...

Back to Top